EsGiz Defteri











{26/09/2008}   Gossip Girl

Gossip Girl, cnbc-e nin yeni dizilerinden biri .Tabi yurt dışında yıllardır yayınlanan bir dizi. Bize gelmesi geç olsa da sevindirmiştir. Özellikle dedikodudan hoşlanan kızları:)

Diziden şöyle bir bahsetmek gerekirse, bir grup liseli zengin gencin hayatlarında olan olayları anlatmaktadır. Bunlar bizim liseli gençliğimize hiç benzemezler ama, baştan söyleyeyim.

Bunların aralarında geçen olayları da, kendine “gossip girl” diyen bir hatun blog sayfası üzerinden herkese duyurmaktadır. Zaten dizinin en bilinen kısmı da bu hatunun her yazısından sonra, ki dizi olduğu için sesli okuyor, “xoxo, i m gossip girl” demesidir.

Şu xoxo kısmını bilmeyenler olabilir. Sonuçta yabancıların kullandığı bir tabir. x öpmek, o kucaklamak anlamına gelir chat dilinde. xoxo da çokça öpüp kucaklamak gibi ilginç bir anlama geliyor. Bizim dilimize tam çeviremedim şahsen ben. Biraz cıvık bir kullanım olması ve bizim artık mektup gibi yazılı bir iletişimimizin olmaması bunun nedeni olabilir. Orada millet maille haberleşiyor, bizse sms atarak. E haliyle xoxo diyemeyeceğimiz için kısa kesip bitiriyoruz. zaten sms e de sığmıyor o kadar içtenlik.

Konumuza tekrar dönmek gerekirse dizi, özellikle hatunların ilgisini çekecek tipten. Bence bir kere izleyip denemek gerekir.

xoxo 😉



{26/09/2008}   Değil Mi?

Evet evet yoktum uzun zamandır. Koşuşturma, okul derken unuttum buraları. Aslında unutmadım da, yazacak zaman bulamadım. Sanki sizin çok ilginiz varmış gibi şimdi de bunları söylüyorum. Olsun ama yine de insanın dinlendiğini düşünmesi iyi bir şey, değil mi? Ah işte bu yazıda bahsedilecek bir konu: “Değil Mi?”

www.degilmi.com adresinden ulaşılan site, bir tür danışma merkezi olarak da görülebilir. Kişiler siteye girerek, “Şöyle şöyle bence, değil mi?” yazarak bir girdi oluşturuyorlar. Sonra da insanlar ona yorum yazarak karşılıklı tartışma, danışma, bilgi alma mekanı oluyor. Gerçekten emek harcanarak yapılmış çok iyi bir fikrin ürünü bu site. Ama serverdan kaynaklanan bazı sorunlar sebebiyle şu anda 1 hafta gibi bir süre için kapalı, server taşınıyormuş. Ara sıra kontrol ederek mutlaka incelemeniz gereken bir site bence. Merak edenler için benim de üyeliğim var:)



{26/09/2008}   Mahmur İstanbul

Dün otobüsteydim. Avrupa yakasından Anadolu’ya geçmek için. Uyanalı daha 1 saat bile olmamıştı. Soğuk havada sıcak otobüse oturmuş, kulağımda Amy Winehouse, pencereden boğazı izliyorum. Birden fark ediyorum onun da benim gibi mahmur olduğunu.

Daha uyanmamış o da belli.. Boğazdaki vapurlar, havadaki martılar, arabalar, sokak lambaları bile daha uyanmamış.. Arkadaşıma söylüyorum bunu, “Kendini şehre yansıtmışsın sen, gayet de uyanık işte” deyip gülüyor. Hayır diyorum uyanmamış işte, hala mahmur..

Birden yağmur başlıyor. ahmak ıslatan ile sağanak arası ilginç bir şey. İşte diyorum, yüzünü yıkıyor. O da mahmur hala.. Yağmur uzun sürmüyor, yüz yıkama süresi kadar ancak..

Ve sonra, evet oluyor, uyanıyor işte. Etraf parlamaya, enerji dolmaya başlıyor. Martılar ayrı bir güzellikte uçuyor, vapurlar kendilerine geliyorlar, arabalar uyanıyor, sokak lambaları.. Hatta kediler.. İşte İstanbul şimdi uyandı diyorum..

Kendimi otobüsten, onun kollarına bırakıyorum mis gibi havasını içime çekerek..



{11/09/2008}   Kartlı Gişeler

Şimdi bu gişelerin tümünün kartlı olması yarar mı zarar mı bir düşünelim.. Diyorlar ki sıralar azaldı bu sayede, kuyruk oluşmuyor köprüde. İnsanlar daha rahat edeceklermiş..

E bu insanlar kart varken almamışlar ki bir bildikleri var değil mi? Yılda 1, bilemedin 2 kez geçen insanları düşünün. Yılda verecekleri kart parası, geçiş ücretinin kaç katı.. Veya sadece bir kere geçip gidecek birini düşünün. Boş yere o kadar kart parası vermiş olacak.

Ayrıca hani bu gişeler ücretsiz olacaktı. Köprü gişeleri, yapım aşamasındaki giderlerin karşılanması için açılmış, sonra kapatılacak diye konmuştu. Ama gel gör ki bu kart olayına geçiş, hiçbir zaman kapanmayacağının kanıtı gibi ortada duruyor. Artık insanları rutine bağlayıp daha rahat paralarını alabilmiş olacaklar.

Örneğin benim bir arabam var. Genelde avrupa yakasında kullanıyorum. Kırk yılın başında bir gün karşıya geçesim geldi. Gel gör ki kgs yok.. E şimdi bir geçiş için gidip kart mı alıcam? Sirkecide gidip o kadar sıra beklicem, o kadar para ödicem, o kadar strese giricem, o kadar zaman kaybedicem.. İnsan 1 tane nakit gişesi bırakmaz mı? Bırak tek bir gişede sıra olsun, diğerleri aksın..



et cetera