EsGiz Defteri











{30/04/2009}   1 Mayıs’ta Pangaltı..

Geçen sene de haberlere çıkmıştı. Taksime gitmek isteyen CHP’liler Pangaltı’daki ilçe merkezinde buluşmuşlardı. Sonra orada da olaylar çıkmış, binanın içine gaz bombaları atılmıştı.. Bu sene de yine aynı yerde toplanıyorlar.. Ama bu sefer emniyet müdürünün bile “makul kalabalık” (‘orantısız güç’ gibi ne kadar yuvarlak bir kelime..)  diyerek izin vermek zorunda kaldı. Sebebi ise Avrupa Konseyi’nden gelecek 5 kişi. CHP’nin misafiri olarak 1 Mayıs’ı kutlamaya geliyorlarmış Pangaltı’daki ofise. Bakalım neler yaşanacak bu sene. Avrupa’nın karşısında nasıl “orantılı şiddet” kullanılacak..

Reklamlar


Nasıl bir gün geçirdim anlatamam. Sabah ilk kalktığım andan beri düz giden tek bir işim olsaydı bari..Aa hakkını yemeyeyim, yanımdaki beni sakinleştirmekle görevli insan günün tek güzel yanıydı, yoksa çoktan kafayı yemiştim.

Bugün hergunbiri‘de yazma sırası bendeydi. Gece 3 gibi yolladım yazıyı, yorgunluktan sızar şekilde attım kendimi yatağa. Zaten hafta sonu odamda tadilat başladı, odama giremiyorum, ve daha 1 hafta daha giremeyeceğim, salondaki garip yatakta yatmak zorunda kaldım. Ne yastık benim, ne yatak rahat, ne yanımdaki kardeşim rahat veriyor. Neyse dedim sabahı zor ettim, kalktım sabahın köründe. Bu hafta 3 sınav, 1 sunum, 1 proje teslimim var. Ama daha başlamamıştım bile.. Çalışacağım kitap yok, kitabı almaya gittim borcun var dediler, taksime gittim borç yatırmaya, sonra yemek derken kütüphane kapandı, kitapçıda kalmamış, D&R’ın ilgisiz görevlileri 25 dakika uğraştırarak sinir katsayımı arttırdılar. Bu arada midemdeki öğlen yediklerim diskoda gibi dans etmeye başladı. O arada yazımın yerine ulaşmadığını öğrendim. Tekrar denedim, yine gitmedi.
Kardeşimin doğum günüyle uğraştım, ders çalışacak oda bulamadım evde, midem sebebiyle kıvranıyorum, ders çalışmazsam yarın İKEA’ya gidemiyeceğim ki odam için almak istediklerim yarın yarı fiyatına ve başka şansım yok.. Sinirlerim hala gergin, hala şanssızlık üzerimde..
Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete amaniinnnn…..


{21/04/2009}   Kötü Alışkanlıklar

İnternet’te milyonlarca site var. Bunlardan bazıları güzel eğlenceli, bazıları kötü alışkanlıklar kazandırabilen siteler. Ama benim gibi 10 yaşındaki ve altındaki yaşlardaki çocuklarda benim dediğim gibi güzel ve eğlenceli sitelere girmeli. Mesela www.komikler.com sitesindeki komik oyun,komik resim,komik TV,komik gazete,komik cep,komik blog ve komik forum adında ki başlıklar altında güzel yaşımıza uygun bir sürü oyun resim video var. Bunların arasında belki yaşımıza uygun olmayanlarda var, ama bunların çoğunda da yaş sınırı var ve biz bu yaş sınırı sayfası gelince o oyunu oynamamamız gerektiğini demek istiyor.

Yani www.komikler.com sitesi bizim yaşımız için uygun,ama bende size yaşımıza uymayan site de söyleyemem, çünkü böyle yaşımıza uymayan siteye girersem direk kapatıyorum.

Bunun sonucunda İnternet’te iyi site de var kötü alışkanlıklar verebilecek siteler de var. Sizce de İnternet’e gireceksen dikkatli olmamız gerekmez mi?

Evet, hep İnternet’ten söz ettik. Şimdi de birazda günlük hayattan bahsedelim. Mahallelerden başlayalım. Mahalleler, en çok kötü alışkanlık edinilen yerdir. Kötü alışkanlıklar, ya görerek ya da duyarak başlar. Daha demin de dediğim gibi bir kere kötü alışkanlıklara başlayınca gerisi İnternet’te devam eder. Bunun için kötü alışkanlıklar edinmemek için önce arkadaşını dikkatli seçmelisin, sonra kötü alışkanlıkların yapıldığı yerlerden uzak durmalısın, bunları yaparsan zaten büyüyünce de bu kötü alışkanlıkları edinemezsin ama yine de büyüyünce de kötü alışkanlıklardan uzak durmalısın. Bide kötü alışkanlıklara sahip olmamak içinde ilk önce aile terbiyesi gerekir, aile terbiyen varsa zaten kötü alışkanlık kazanman için o kötü alışkanlığı çok görüp yapman gerekir. Yani kötü alışkanlık edinmemek için o 3 özellik olmalı.

1.Aile terbiyesi.

2.Arkadaşlarını dikkatli seç.

3.Kötü alışkanlığın olduğu yerden uzaklaş.

Son olarak kendimden söz edeceğim. Ben 9 yaşında küçük bir çocuğum. Bu yazıyı yazmaya başlarken heyecanlıydım, daha önce hiç blog yazmamıştım, bu benim ilk blogum. Ama yazmaya başlayıp ilerleyince heyecan gidiyor. Gelecek yıl yine 23 Nisan da bu kampanya olursa yine yazıcam. Yazım buraya kadar, umarım beğenmişsinizdir.

Barkın B



23 Nisan’lar ana oldum olası sıkıcı gelirdi. Stada çıkıp donmalar ve hasta olmalar da cabası. Sadece bir tanesini iyi hatırlarım, okulumuzda kutluyorduk, ama o gün yağmur yağıyordu ve staddaki gösteri iptal edilmiş. Okul kurucumuz Dalan da toplamış devlet erkanını staddan, bizim okula getirmişti. Yaptığımız ufak gösteri akşam haberlerinde çıkmıştı, hepimiz ünlü olmuştuk bu sayede 15 dakikalığına olsa da…

Klasiktir zaten, büyükler, yerlerini bir küçüğe bırakır, o zavallı çocuk da önceden ona ezberlettirilmiş şeyleri söyler, ama akşam olmadan koltuktan indirilir ve o çocuk da bizim gibi 15 dakikalığına ünlü olduğuyla kalır. Sanmam ki herhangi biri ileride cvsine yazsın “başbakanın koltuğuna oturdum ben” diye.. Ama bu yıl çok güzel bir organizasyonla karşılaştım. Blog yazarları, 23 Nisan günü bloglarını bir küçüğe bırakıyorlar, o çocuk da istediğini yazıp çiziyor. Hem öyle 15 dakikalığına da kalmıyor orada, her zaman orada kalacak ve isterse o çocuk ileride cvsine ” ben küçükken bile iyi yazardım ki bana büyük ablalar/abiler bloglarından bir sayfa verdiler” diyebilir(bence..).

velhasıl ı kelam, 23 Nisan 2009 Perşembe günü bu blogda kardeşim yazacak. Kendisi 9 yaşında, adı Barkın, ders dışı tüm zamanını bilgisayar başında geçiren biri( ki ders çalıştığı zaman da televizyon karşısında yapıyorum, bu çocuk ne olacak hiç bilmem..) Ne yazabilirim diye 1.5 saat süren bir monoloğun(dinlemeye takatim kalmadı..) ardından ne karar verdi henüz bilmiyorum ama ilginç bir şey bekliyorum, en azından benim 9 yaşındaki halimden daha ilginç..

Kampanyayla ilgili başka bilgiler:
Facebook grubu



et cetera