EsGiz Defteri











Bugün, çoğu “mark as read” diye giden rss temizleme işlemim sırasında çok tatlı bir tasarım ürününe denk geldim. Mats OTTDAL adında bir tasarımcı, süt ve meyve suyu kutularında kullanılabilmesi için 3 renkten oluşan bir tasarım yapmış. Tasarımın aynısını çıkartabilir miyiz diye düşünmeye heves bile etmedim, ama süt kutularının üzerinde görmeyi isterdim bu sevimli Tux’ları 🙂 Etkinliklerde, kutunun üzeri (ayaklar ve kollar olmasa bile) sevimli bir tux olan kutudan bir şeyler içmek eğlenceli olmaz mı?:)

Sütümü Tux-Kutu'dan İçicem Anne

Reklamlar


{04/08/2010}   Nedenler ve Sonuçlar

Hayatım boyunca durduk yere bağıran çağıran insanlara sinir oldum. “Neden” “Nasıl” hiç sormadan, sadece gördüklerini kafalarında kurar ve bağırırlar. Hatta bunun bir adım sonrası, siz ne derseniz deyin inanmazlar. En tehlikelisi de bu sanırım.

Bu “neden”ler benim için hep çok önemli oldular bu yüzden. Bir davranışa tepki göstermeden önce hep nedenini bekledim. Eğer mantıklı bir sebebi varsa zaten ona neden tepki gösterilir ki? Ama bana bu nedeni vermeyen insanların da aynı anlayışı beklemesini de anlamıyorum mesela. Bazen belki hislerim kuvvetleniyor ama bu demek değil ki karşımdakinin aklından geçenleri okuyorum..

Yıllarca kedi istedim. Her gördüğüm kedinin üstüne atladım benim olsun diye. Geçenlerde, 2 günlüğüne de olsa bir kedim oldu. Gece beraber yattığım bir kedi. Koluma sarılıp uyuyan bir kedi. Adı Petra’ydı. Kendisinden ayrılmak zorunda kaldım ama. Ailevi sebeplerden evde tutamayacaktım onu. Kolay vazgeçmiş gibi gözükebilirim. Ama onun için çok savaştı. Çok uğraştım. Elimden gelen her şeyi yaptım.. Ama olmadı.. Gitti.. Acaba günün birinde, birisi de gitmeyeyim diye bu kadar uğraşır mı diye düşünüyorum.. Sonra vazgeçiyorum düşünmekten, zamanı gelince görürüm nasıl olsa diyorum..

Neden yazdım niçin yazdım önemli değil bu sefer. İçimden geldi yazdım. İçim bunaldı yazdım. İçimi boşaltmam gerekiyordu yazdım. Kedimi özledim yazdım..



et cetera